|
0-12 AY BEBEK BESLENMESİ
Anne sütü mükemmel besin içeriği ile kolay hazmedilir bu yüzden
bebekler ihtiyaçlarını karşılamak için en üst düzeyde kullanır.
Bebeğinizi hastalıklardan korur, mamalarla beslenmeden daha ucuza mal
olur. Bunun ötesinde emzirmek suretiyle, anne bebek bağının kurulması
kolaylaşır, yeni bir gebeliğin gecikmesi ve annenin sağlıklı kalması
mümkün olur.
Doğumdan sonraki ilk 4 ayda yalnızca anne sütüyle beslenen bebekler
ishal ve zatürre gibi bulaşıcı hastalıklara, alerjik rahatsızlıklara
daha az yakalanırlar, daha sağlıklı büyürler. Bu nedenle ilk 4-6 ay
bebeğinizi tek başına anne sütüyle besleyiniz. Bu aylarda anne sütüyle
birlikte verilen ek besinler bebeğin anne sütünden yeterince
yararlanmasını engeller.
Eğer anne sütü yetersiz ise ilk dört ay beslenme mamalarla
desteklenmelidir. Bebek öncelikle emzirilmeli daha sonra alabildiği
kadar mama verilmelidir. Anne sütü hiç yoksa ana besin kaynağı olarak
mama kullanılmalıdır. Zorunlu olmadıkça bebeklere ilk 1 yaşta inek
sütü verilmemelidir. İnek sütünün içindeki demir yeterince emilmez,
kansızlığa yol açar. kolay mikroplanır. Allerjiye ve gizli
bağırsak kanamalarına, sancı ve gaza yol açabilir.
Bebeğinizin yalnızca anne sütüyle beslendiği bu dönemde, su kaybına
yol açan hastalık halleri dışında ilave su gereksinimi yoktur.
İlk günlerde gelen anne sütü çok besleyicidir. Bebeğinizi istedikçe
ve sık sık emzirerek bu sütten yararlanmasını sağlayınız. Anne sütünün
artmasını sağlamak için sık emzirme birinci koşuldur. Bebeğinizin
emmediği durumlarda, göğsünüzde süt birikimi söz konusu olduğunda tırile
adı verilen pompalarla boşaltma işlemi yapabilirsiniz. Bu pompalar hemen
her eczaneden kolaylıkla temin edilebilmektedir.
Tüm annelerin sütü yararlıdır. Başlangıçta oldukça koyu olan
sütünüz zamanla sulu bir hal alır, bu anne sütünün genel özelliğidir ve
tamamen doğal bir durumdur. Benim sütüm bebeğime yaramıyor gibi sözlerin
hiçbir anlamı yoktur. Çünkü her annenin sütü kendi bebeği için özeldir.
Bebeğiniz her beslenmeden sonra az miktarda kaka yapabilir, bu
durum bazen yanlışlıkla ishal olarak değerlendirilir. Oysaki altın
sarısı renkte, kötü kokmayan, sulu, günde 7 - 8 kereye kadar olabilen bu
dışkı tamamen normaldir. Yine aynı özellikleri taşıyan ama 3 günde bir
bol miktarda yapılan kaka da normal kabul edilir. Ancak dışkı çok sert
ise nedeni araştırılmalıdır.
Göğüs uçlarında meydana gelen çatlaklar genel kanının aksine,
temizlikteki yetersizlikten değil, uygun emzirme pozisyonunun ve
tekniğinin sağlanamamasından ileri gelir. Bebek, memenin sadece ucunu
değil renkli kısmın önemli bir bölümünü bir ağız dolusu almalı, çene ucu
meme cildine temas eder vaziyette ve alt dudak dışa kıvrılmış olmalıdır.
Bu şekilde bebeğin yanaklarında oluk oluşur ve yutkunarak annesinin
sütünü aldığı kolayca fark edilir.
Eğer çatlak meydana gelmişse doğru pozisyonda ve uygun emzirme
tekniğiyle sorun kısa sürede halledilir. Beslenme sonrası bir miktar
anne sütünün çatlak bölgelere sürülerek kurutulmasının yararlı olduğu
düşünülmektedir.
Emziren anneler her zaman bol ve pamukludan yapılma sutyen
giymelidirler. Anne sütünün yetmediği inancıyla doktora danışmadan yeni
bir gıdaya başlanmamalıdır. Düzenli kilo alan, günde ortalama 6 kez
beslenebilen, bezini günde 6 defa ıslatan bir bebek anne sütünü
yeterince alıyor demektir. Kaka sayısı beslenmenin değerlendirilmesinde
güvenilir bir işaret değildir.
Anne sütünün yeterliliği en iyi çocuğun gereken tartıyı almasıyla
anlaşılır. Bu nedenle bebeğinizi düzenli aralıklarla sağlık
kontrollerine götürünüz
Çalışan anneler sütlerini sağdıktan sonra, kaynatılarak steril
edilmiş şişelerde oda sıcaklığında 8 saat, buzdolabında 24 saat ve
buzlukta dondurarak 6 ay saklayabilirler. Bu amaçla saklanan anne sütü
hiçbir zaman kaynatılmamalıdır. Eğer ısıtılmak istenirse benmari usulü
ısıtılmalıdır.
Bebeklerini emziren annelerin iyi beslenmesi anne bebek sağlığı
açısından çok önemlidir. Bu nedenle annelerin; günde 2 litre (10 su
bardağı) kadar sulu gıdalar (su, süt, az şekerli limonata, komposto
çorbalar, vb.) almaları önerilir.
Günlük beslenmede en az 2 su bardağı süt veya yoğurt, 1 köfte kadar
et ve bir adet yumurta, 3 ince dilim ekmek veya 3 porsiyon unlu yiyecek
2 adet meyve bulunmalıdır. Anne sütü verirken sigara içilmemeli, çay ve
kahve gibi besleyici değeri olmayan içecekleri tüketmemelidir.
Anne sütü alan bebeğin ilk 6 ay başka hiçbir şeye gereksinimi
yoktur. Baş ve eller açık olarak 0.5-2 saat/hafta süreyle güneş
ışığından yararlanamayan bebeklere 1 yaşına kadar D vit (400 iu/gün)
verilmelidir. 6. Aydan sonra içme suyundaki <0.3 ppm olması durumunda
ise flor başlanmalıdır.
4-6 ARASI BEBEK BESLENMESİ
Yalnız anne sütüyle beslenen bebeklerde ek gıdalara altıncı aydan
sonra başlanır. Anne sütüyle yeterli büyüme gelişme sağlanıyorsa sadece
anne sütüyle 6. aya kadar beslemeye devam edilir, bu durumda ek gıdalara
altıncı aydan sonra başlanır.
Bu dönemde çocuğunuza verdiğiniz ek gıdalar anne sütünün
tamamlayıcısıdır. Ek gıdalar; çocuğun ayına uygun büyüme ve gelişme
sürecini destekleyen, değişik tatlarla tanışmak suretiyle sonraki
aylarda kolay yeme alışkanlığı kazandıran, besleyici değeri yüksek ama
allerji yapma niteliği az olan besinlerdir. Meyve suyu veya meyve
püresi, sebze çorbası veya sebze püresi, muhallebi, yoğurt, peynir,
reçel, bisküvi, ekmek, yumurta bebek beslenmesinde önde gelen ek
gıdalardır.
Ek Gıdalara neden bebek 6 aylık olduktan sonra geçilir?
İlk 6 ayda ek gıda verilmesi tavsiye edilmez. Çünkü bu
dönemde ek gıdalar bebeğin ihtiyaçlarına uygun değildir. Bebeğin
sindirim sistemi bu gıdaları sindirmeye hazır değildir. Eğer ilk 6 ayda
ek besinlere geçilirse besin protein alerjilerine oluşabilir. Bebeğin
gelişimi yetersiz kalır. Bebek bu dönemde ağzına verilen besin
maddelerini tükürür. Çünkü emme refleksi aktiftir ve emmeye çalışır.
Yutma yeterince gelişmemiştir.
İkinci altı ayda ise anne sütü ya da mama primer beslenme kaynağı
olarak devam eder. Beslenme alışkanlığındaki en önemli değişim katı
gıdalara geçiştir. Bu dönemde besinleri sindirmek için sindirim sistemi
daha iyi gelişmiştir. Diş çıkarma başlamıştır. Isırma ve çiğneme daha
koordinelidir. Baş kontrolü gelişmiştir. Ek gıdalara geçiş için uygun
dönemdir.
Ek besinlere erken başlanması besin protein alerjilerine, koliğe,
demir eksikliğine, yetersiz kilo alımına, kabızlık ya da ishale, kusmaya
yada iştah azalmasına neden olabilir. Geç başlaması ise yine yetersiz
beslenmeye ve bebeğin yeni tatlara alışmasını güçleştirir.
EK BESİNLERE BAŞLARKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN DURUMLAR
İlk 6 ay sadece anne sütünü vermek kadar bu aylardan itibaren ek
besinlere tam zamanında başlanması da son derece önemlidir. Bebekte tat
duyusu erkenden gelişir. Ek besinlere başlamak için önce annenin, bakım
veren kişinin istekli ve sabırlı olması çok önemlidir. Çünkü bu dönem
bebek açısından geçiş dönemidir.
1. Bebek kaşıkla ilk tanıştığı zaman çoğunlukla onu almak
istemez ve memnun değilmiş gibi görünür. Besinler küçük miktarlarda
kaşıkla dilin arka tarafına verilmelidir. Eğer dilin ön tarafına
verilirse bebek spontan olarak onu tükürür. Çünkü emme hala aktiftir.
2. Yiyecek alerjilerini tanımlamak için her yeni yiyecek 4-7
gün aralarla verilmelidir.
ilk kez denediğiniz bir besini başlangıçta 2-3 çay kaşığı verip,
alerji belirtileri (yüzde, vücutta kızarıklıklar, karında şişlik, gaz
sancısı, huzursuzluk, kusma, ishal...) görülmediği takdirde günbegün
arttırılır. Yaklaşık 15-20 gün içinde herhangi bir alerji belirtisi
görülmezse denenen besin bundan sonrası için rahatlıkla verilebilir.
3. Yeni bir gıdaya çocuk aç iken başlayınız. Sevmediği bir gıda
konusunda ısrar edilmemeli, bir süre sonra tekrar denenmelidir.
4. Alerji belirtileri ortaya çıktığı takdirde denenen besin 10-20
gün verilmez. Daha sonra aynı besin daha önce anlatıldığı şekilde
yeniden başlanır. Eğer yine alerji olursa tekrar kesilerek bir süre
sonra denenir.
5.Yumuşak kıvamlı gıdalardan daha katılara aşamalı olarak geçilir.
Çünkü bebeğin önce emme, , sonra ısırma en sonda çiğneme işlevi gelişir.
6- Püre hazırlarken vitaminlerin kaybolmaması için, mikser yerine
cam rende kullanılmalıdır.
7- İlk denenecek meyvanın portakal, mandalina, limon; sebzenin de
lahana, patlıcan, pırasa, maydanoz, kereviz, karnabahar, pancar ve
ıspanak olmamasına özen gösterilmelidir. Çünkü bu besinlerin gaz yapma
olasılığı yüksektir.
8.Verilecek sebze ve meyvalar taze ve olgun olmalı, çürük
olmamalıdır. Ayrıca bebeklerde ishal yapan dut, incir gibi meyvalar
erken yaşlarda verilmemeli, 1,5-2 yaştan sonra verilmelidir.
9- Bebeklere verilecek yoğurt evde hazırlanmalı, ekşi olmamalıdır.
Ayrıca süzme yoğurt verilmemelidir çünkü süzme yoğurdun bebeğe hiçbir
faydası yoktur.
10. Besinler biberonda karıştırılıp, bebeğe geniş deliği olan
biberonla verilmemelidir. Bu ileri yaşlarda çocukta çiğneme
problemlerine neden olabilir.
11. Meyva suları vitamin C kaynağı olarak tercih edilmeli ve günlük
bir süt öğününün yerini almalıdır. Vitamin C ısı ile hasara uğrar bu
yüzden ısıtma benmari usulü yapılmalıdır. Buzdolabında üstü kapalı
saklanmalıdır.
12. Meyva suyunu aşırı vermek çocukta tokluğa sebep olur. Bebek
başka şey yemek istemez
13. Bebeklerde tercih edilen karbonhidratlar pirinç ve buğday
unlarıdır. Nişastanın hiçbir besin değeri olmadığı ve verilmemesi
gerektiği unutulmamalıdır. Ayrıca mısır ununun da aminoasit dengesi
bozuk olduğu için süt çocuğu döneminde verilmemesi daha uygundur.
14 Hazırlanan yiyeceklerin mikroplardan iyice arındırılmış olması
ve mama kaplarının temiz tutulmasına dikkat edilmelidir.
15. Ilk ek besin denemesi için sabah veya akşam öğünlerini
kullanmak doğru değildir; en doğru zamanlar öğlen veya ikindi
öğünleridir.
16. Yiyecekler süt ya da mama ile karıştırarak verilmemelidir.
17. Sebzeler pişirilirken az miktarda su ile pişirilmelidir.
18. “Ek besin olarak öncelikle sebze maması mı, yoksa pirinç maması
mı ?” sorusuna yanıt: anne sütü kadar değerli olabilecek olan sebze
mamasıdır. Ancak tadı anne sütünden oldukça farklı olduğu için bebek, bu
mamaya başlangıçta sorun çıkabilir ve mamayı reddedebilir. Pirinç maması
ise alerjik bünyeye sahip bebeklerde öncelikli olmalıdır. Ancak
görüntüsü ve tadı süte benzediği için bebek bunu kaşıkla almayı
reddedebilir.
19. Yeni bir besin tüm çocuklar tarafından hemen kabul edilmez. İlk
denemede almazsa; 1-2 gün sonra ve çocuk aç olduğu bir sırada
tekrar denenir. Yine almazsa 1 hafta sonraya ertelenir. Bir hafta sonra
da olmazsa; bir kaşık sevdiği besinden, bir kaşık da sevmediği
besinden verilerek alıştırılmaya çalışılır.
20. Ek besin olarak hazırlanan mamalar, biberonla verilmekten çok
kaşıkla verilmesi tercih edilmelidir.
21. Besinler soğuk veya çok sıcak olmamalı, ılık olmalıdır.
Bebekler ılık besinleri daha çok severek alırlar.
22.Çocuk hasta iken yeni besinlere başlamak doğru değildir. Sevdiği
ya da kolayca aldığı besinleri vermek daha uygundur.
23. Çocuğun beslenmesi için her öğün 20-30 dk.lık bir zaman
ayrılmalıdır. 5-10 dk içinde midesi doldurulan bir çocuk daha çok hava
yutar. Buna bağlı olarak da kusmalar ve karın ağrıları görülebilir.
24.Yemek suyu ya da et suyu tek başına besleyici bir besin
değildir.Bu nedenle bunların içine ekmek doğrayarak vermek doğru
değildir. Bunun yerine yemek taneleri suyun içinde ezilip verilmeli, et
suyu da çeşitli çorbaların yapımında kullanılmalıdır.
25. Çay, kolalı yiyecekler, hazır çorbalar bu yaş grubuna
verilmemelidir.
26. Her yeni gıdadan sonra kakada bazı değişiklikler olabileceği
bilinerek telaşlanılmamalıdır. Muz, muhallebi, pirinç kabızlık yaparken,
yeni başlanan meyva suları ve sebze çorbaları ise daha sulu ve yeşil
dışkılamaya sebep olabilir.
27. Patates, pirinç, makarna , ekmek vb. nişastalı yiyecekler çok
kalorili yiyeceklerdir. Bunların yerine daha besleyici yiyecekler tercih
edilmelidir.
28. Bebek 1 yaşına geldiğinde artık aile sofrasına katılabilir.
Fakat küçük parçalı ve sert yiyeceklerin solunum yollarına kaçabileceği
düşünülerek dikkatli olunmalıdır.
29. Bebeğin beslendiği yer geniş olmalı ve duvardan ve mobilyadan
uzak olmalıdır.
EK GIDALAR NASIL HAZIRLANMALIDIR?
Meyve Suyu:
Meyveler iyice yıkanır, kabukları soyulur ve cam rendede
rendelenir. Temiz bir tel süzgeç veya tülbentle süzülerek suyu elde
edilir. Meyve suyuna başlandıktan bir iki hafta sonra püre halinde
verilebilir. Meyve sularına şeker eklenmemelidir. Anne sütü ile birlikte
verilmemelidir. Meyve suyu, ezme ya da püresi anne sütü verildikten en
az iki saat sonra verilmelidir.
Sebze Çorbası:
Meyve suyuna başlandıktan iki hafta kadar sonra öğle öğününde
verilmek üzere patates, havuç, pirinç ve taze sebzelerden günlük olarak
hazırlanır. Bir iki tatlı kaşığından başlanarak yavaş yavaş arttırılır.
Dört haftalık bir süre içinde tam sebze püresine geçilir. Bakla ve
patlıcan bebek beslenmesinde tercih edilmez.
1. Hafta (sebze çorbası):
3-4 su bardağı su, 2 orta boy havuç, 1 orta boy patates 45 dakika
kapaklı kapta pişirilir. Tel süzgeçle hiç ezmeden suyu bir başka kaba
alınır. Bir çay kaşığı irmik ilavesiyle tekrar 5-10 dakika pişirilir.
Sıvı miktarı 200 gram olacak şekilde ayarlanır.
2. Hafta (basit sebze püresi):
Aynı şekilde pişirilir. Havuç ve patatesler tel süzgeçten tamamen
ezilerek püre olarak geçirilir. Bu pürenin içine yine irmik katılarak
mamanın hazırlanması tamamlanır.
3. Hafta (karışık sebze püresi):
Havuç ve patatesin yanına 1 çay kaşığı pirinç ve her gün bir yenisi
ilave edilmek üzere mevsimlik sebzeler eklenir. Örneğin ilk gün 3-4
yaprak maydanoz, ertesi gün maydanoz ve bir kaç yaprak ıspanak, sonraki
gün ilaveten dörtte bir enginar, daha sonra dörtte bir domates gibi ..
Tel süzgeçten ya da blenderden geçirilerek elde edilen püreye yine bir
çay kaşığı irmik eklenerek 5 dakika daha pişirilir.
4. Hafta (tam sebze püresi):
Ayrıntılarıyla anlattığım şekilde hazırlanan püreye 1 çay kaşığı zeytin
yağı veya pastörize tereyağı katılır.
Altıncı aydan itibaren sebze çorbası ya da püresine 1 yemek kaşığı
kıyma (3 kez çekilmiş yağsız sinirsiz dana) eklenmelidir.
Not: Çocuklara TUZ 12.aydan sonra çok az olarak verilebilir..
Muhallebi:
Tahılların içindeki nişastayı sindiren salgılar
dördüncü aydan itibaren artmaya başlar. Bu nedenle 4-6 aydan sonra
verilebilir.
1 su bardağı süt, bir tatlı kaşığı pirinç unu, 1 tatlı kaşığı toz
şekerle yapılır. Soğuk sütün bir kısmıyla pirinç unu iyice ezilir, kalan
süt eklenir karıştırılarak pişirilir. Ateşten indirmeye yakın şeker
eklenir. İlk günlerde süt sulandırılabilir. Muhallebi, kutu mamalarla da
hazırlanabilir. Özellikle inek sütü proteinlerine duyarlı olan
bebeklerde bu durum tercih edilir. Bir su bardağı su 1 tatlı kaşığı
pirinç unu karıştırılarak pişirilir. Ateşten indirildikten sonra içine
5-6 ölçek hazır mama toz halinde katılır. Topaklanma durumunda tel
süzgeçten geçirilir. Son yıllarda süt çocukluğu döneminde inek sütünün
hiç kullanılmaması yönünde olan görüşler giderek ağırlık kazanmaktadır.
Yoğurt:
Süt kaynatılır, elin dayanabileceği sıcaklığa kadar soğutulur. 1
litre süt içine bir çorba kaşığı yoğurt 1-2 kaşık sütle sulandırılarak
eklenir, yavaşça karıştırılır. Hareket ettirmeksizin sıcaklığını
koruyabilecek şekilde 3-4 saat bekletilir. Bir kase kadar ikindi öğünü
olarak verilir.
Kahvaltı:
Çocuk altı ya da yedi ayını bitirdikten, sebze püresi, muhallebi,
yoğurt gibi gıdalara iyice alıştıktan sonra kahvaltılara başlanır. Süt,
beyaz peynir, reçel, pekmez, ekmek veya bebe bisküvisi başlıca
malzemelerdir. Tuzu alınmış bir parça beyaz peynir ve reçel sütle
ezilir. Karışıma ekmek içi katılır. Bu amaçla 3-4 bebe bisküvisi
kullanılabilir. Kahvaltıya önce 1-2 tatlı kaşığı olarak başlanır,
miktarı giderek arttırılır. Bal allerji yapma olasılığı nedeniyle bir
yaşından önce tercih edilmez. İstenirse 1 çay kaşığı yağ (zeytinyağı
tercih edilir) eklenebilir. Bir süre sonra peynir, reçel, yağ ve ekmek
sütten ayrı olarak verilebilir.
Yumurta:
Katı olarak pişirilmiş yumurtanın sarısı 1 çay kaşığı miktarından
5. Aydan itibaren başlanıp giderek arttırılmak suretiyle kahvaltıya
ilave olarak verilir. Bir haftanın sonunda bebeğiniz bir tam yumurta
sarısı yiyebilir. İyice alışmış olan çocuklara yumurta kayısı kıvamında
verilebilir. Yumurtanın beyazının 7.-8. Aydan önce verilmesi genellikle
tercih edilmez.
Tahıllı Çorbalar
Mercimek, yoğurtlu yayla, acısız tarhana çorbası gibi gıdalar, taze
sebze çorbalarına alıştırılmış olan bebeklere 6. aydan sonra değişik
tatları öğretmek amacıyla verilebilir. Tahıllar kuru baklagillerle
birlikte kullanılırsa kaliteli protein kaynağı şekline gelir.
Hazırlanışı : bir tencereye süt konur 1 silme yemek kaşığı pirinç
unu , yarım çay bardağı domates suyu veya ezmesi eklenip pişirilir. 1
tatlı kaşığı zeytinyağı ilave edilerek çocuğa yedirilir. Un
katılmadığında çok az ekmek içi ufalanıp verilebilir.
Not: Bebeklere inek sütü 1 yaşından önce verilmemelidir. Çocuklara
TUZ 12.aydan sonra çok az olarak verilebilir..
Tarhana Çorbası
(360 Kal,3.5 gr. protein): (2 porsiyon)
Yoğurt (150 cc) (bir buçuk çay bardağı)
Buğday unu (2 yemek kaşığı)
Değişik sebzeler
1 tatlı kaşığı zeytinyağı
Not: Çocuklara TUZ 12.aydan sonra çok az olarak verilebilir.
Mercimek Çorbası
(200 Kal, 3gr protein)
(2 porsiyon)
2 yemek kaşığı mercimek
1 boy havuç
1 küçük boy patates
¼ küçük dilim soğan
1 çay bardağı su
Hazırlanışı: Bir tencereye 2 yemek kaşığı mercimek, 2 çay bardağı
su konur. 1 küçük boy havuç, patates ve soğan rendelenip,1 yemek kaşığı
zeytinyağı eklenip pişirilir.
Not: Çocuklara TUZ 12.aydan sonra çok az olarak verilebilir.
Etli Sebze Yemekleri (tavuk, dana kıyma) (250 Kal, 8 gr. protein)
(2 porsiyon)
30 gr. (1 köfte kadar) et
1 yemek kaşığı pirinç
1 sebze( ıspanak, kabak, domates, semizotu)
1 tatlı kaşığı zeytinyağı
1 küçük soğan
Hazırlanışı: Sebzeler doğranarak bir tencereye konur, 1yemek kaşığı
pirinç,mercimek, bulgur ile 1 tatlı kaşığı zeytinyağı az su konup
pişirilir. Sebzenin türüne göre dolma şeklinde veya kıymalı sebze yemeği
olarak yedirilir.
Et ve Sakatat:
Et kıyma ya da püre olarak 5. Aydan sonra çorbalara eklenerek
verilebilir. Karaciğer 7.-8. Aydan itibaren verilse de krc kistlerinin
olabileceği göz önünde bulundurulmalıdır. Beyin yağlı olduğu için ve
bazı hastalıkların kaynağı olduğu için tavsiye edilmez.
Sebze çorbasıyla birlikte, yağsız sinirsiz üç kez çekilmiş dana
kıymasından baharatsız olarak hazırlanmış 1-2 köfte 6. Aydan itibaren
verilebilir.
Izgara Köfte (70Kal, 6gr protein)
(1 porsiyon)
30 gr. yağsız iki kere çekilmiş dana kıyma
çok az ekmek içi
çok az maydanoz
HAZIRLANIŞI: Ekmek içi az ıslatılır maydanoz ve kıyma ile yoğrulur,
ıslatılmış fırında veya ekmek yerine pirinç konularak sulu köfte
yedirilebilir.
Balık ve Tavuk:
Bebeğiniz yedi sekiz aylık olduğunda kıymaya alternatif olarak püre
halinde öğle öğününde tavuk ve kılçıksız balık eti verebilirsiniz.
Çay:
Çayın besleyici hiç bir değeri yoktur. Aksine diğer gıdaların
besleyici değerini düşürür, barsaklardan demir emilimini bozarak
kansızlığa yol açabilir. Bu bakımdan süt çocuğu beslenmesinde yeri
yoktur.
EK BESİNLERE BAŞLAMA ZAMANLARI
Dr. Ergün SÖNMEZGÖZ
Çocuk sağlığı ve hastalıkları
Sağlıklı günler dileğiyle.....
|